acıtsa da öldürmedi

İlk defa bu kadar uzun süre ayrı kaldık sevgilim. Ne karantinaymış ne pandemiymiş yahu. Sevenleri uzaklaştırmak da ne? Haklısın çok yoğun bir hayatım varken birden boşluğa düşünce sana sardım biraz. Seni de bunalttım. İlk 2 ay ne güzeldi değil mi? Tamam muhteşem de değildi ama birlikteydik en azından. Birisiyle 2 ay kapalı kalacağımı ve bu kadar güzel vakit geçireceğimi söyleseler asla inanmazdım. Sen bana inanılmazları inandırdın zaten sevgilim. Senin iyiliğin karşısında senin sevgin karşısında durabilmek ne mümkündü değil mi? Ne de üzülürdün ben sana sıkıldım artık Kemal bitirelim bunalıyorum dediğimde gelir ağlardın koynumda dayanamazdım ben de kendimi suçlardım hep. Kız değer mi çocuğu bu hallere sokmaya hem sen ne bok yiyeceksin sen de sevmiyor musun köpek gibi her şey de mükemmel olmayıversin diye kendimi paralardım seni mutlu edeyim diye. Sen her ne kadar bunalttın beni desen de benim geçirdiğim en güzel zamanlardan biriydi senle. Bir de final zamanımız vardı değil mi? Aralığın 3.haftası yerleşmiştim senin evine. 2 ocağa kadar birlikte kalmıştık ve ben yine aşık olmuştum sana. Hayatımı bu kadar kolaylaştırıp sürekli destekçim olduğun için ve bana gösterdiğin sevgiyi de şefkati de arkadaşlarımdan esirgemediğin için. Mükemmel erkektin hepimizin gözünde. Olmuştu hataların. Şu an affettiğim için pişmanlıktan saçımı yolduğum hataların olmuştu hem de. Salak yerine koyup boynuzlamıştın beni. Değişeceğini düşündüğümden seni çok sevdiğimden senin beni çok sevdiğine inandığımdan affetmiştim hem de 2 kere. Sonra sen de hak gördün tabi kendinde beni kandırmaya devam etmeyi değil mi? Ağlaya ağlaya affederken seni her aklıma geldiğinde aman çaktırmayım da ağzımızın tadı bozulmasın diye susuşlarıma bir süre sonra dayanamayıp unutamıyorum çığlıkları eklendi. Her senle paylaştığımda da takıntılı olan ben oldum.

O hikayelerden birini de hatırlıyorum şu an. Haftanın her günü çok yoğun çalıştığım bir zamandı. Patron bir pazar izin vermişti dinlen biraz diye sen de yanımdaydın o telefonu aldığımda. Ellerimi çırpıp sevinip sana sarılırken sabah erkenden eşyalarımı da alıp geleyim mi pazar kahvaltısı da yaparız diye sevinç nidaları atıyordum. Biliyorum önceden söylemiştin bana. Bir kız arkadaşım yaptığım keki işteki arkadaşlarına götürüp ben yaptım demiş şimdi de iş piknikleri varmış aynı kekten yapmamı rica etti demiştin. Kocaman insansın yahu. Keki yapmak ister misin, nerede kimle yapacaksın bunlar senin kararındı. Bir de beni öyle güzel öyle çok seviyordun ki asla yanlış bir şey yapmazdın. Sesimi bile çıkarmadım kızın adını işini sormadım sen bilirsin hayatım müsaitsen gitmek istersen git dedim. Pazar sabah bir hafta sonra gideceğimiz tatil için topladığım eşyalarımla sana geldim. Uykulu uykulu söylenerek kapıyı açtın. Ben aldığım kahvaltılıkları hazırlayalım kahvaltı yapalım diye yanarken sen beni çekiştirip yine yatalım dedin hevesimi kırdın ama çok sevimliydin. Tam ben de kıvrıldım yanına telefonun çalmaya başladı. Kapattın bir daha çaldı sonra bir kere daha. Zar zor ayılıp kek yapmaya söz verdiğim arkadaşıma gitmem lazım çok uzak değil evi zaten 10 dakika gidip gelirim istersen sen de arkadaşını çağır ben yokken sıkılma dedin. İçim biraz huzursuzdu tabi sevgilim neden başka kadının evine kek yapmaya gitsin ki. Ama uykusunu bölüp kalkıp gideceği kadar, beni pazar günü arkadaşımla  evinde bırakacak kadar önemliyse sorun yapamazdım. Arkadaşımı çağırdık sonra seni uğurladım. Sen kapıdan çıkınca arkadaşım dehşet içinde söylenmeye başladı. Ne demek bir kızın evine kek yapmaya gidiyor?  Hem de baş başa mı olacaklar? Kız kimmiş nereden arkadaşıymış? Yeter. Arkadaşımı da uğurladım sonrasında kafama senle ilgili kötü şeyler sokamazdı. Daha 2 aydır tanışıyorduk senle ama farklıydın işte. Hayatım boyunca ‘ama o farklı’ dedirtecek tek erkektin sevgilim ve inan çok erkek tanıdım. Bir hafta sonra tatile gidecektik senle aşıktık birbirimize bundan ötesi var mıydı ya? Sen gideli bir saati geçmişti tek başıma oturup ödev yapıyordum. Arkadaşım tohum atmıştı içime ama arayamazdım seni yazamazdım da. Gerek var mıydı seni kontrol etmeme. Aşıktık çünkü. Yapmazdık bize zarar verecek şeyler. Zaman geçtikçe masa dar gelmeye kıyafetlerim boğmaya başlamıştı beni. Bir de o gün çok güzel değil miydim sence de? Yeni aldığım etekle normalde giymeye cesaret edemeyeceğim o küçük büstiyerle kendimi her zamankinden güzel hissediyordum. Ama artık iyi hissetmemeye başlamıştım kafamı dağıtmam gerekti ortalık da kirliydi. Hadi dedim kalk toplayıp temizle ortalığı sevgilin gelmeden de yine giyersin güzel kıyafetlerini akşam güzel yemek yapıp yersiniz. Tırnaklarıma verdiğim değeri de temizliğe karşı tutumumu da bilirdin. Prensestim ben. Tırnaklarım kırılmamalı, ojelelerim bozulmamalıydı. Daha önce hiç o kimyasal temizlik malzemeleri temas etmemişti tenime. Hangisi ne işe yarar onu bile bilmiyordum. Her yeri tertemiz yapmıştım ama değil mi sevgilim? Hem temiz hem topluydu hatta o kadar geciktin ki üzerimi tekrar değiştirip makyajımı bile yaptım. Yemek yapmaya başlayacaktım ki o kadar da umutlu olamadım. 10 dakikalık yer dediğin yerden kek yapıp gelmen 3 saati geçmişti. Bekledikçe saçmalığın farkında varmıştım. Ne demek sevgilim bir kızın evine kek yapmaya gidiyor?  Hem de baş başa mı olacaklardı? Kız kimmiş nerden arkadaşıymış? Yeter. Ben boğulurken sen geldin eve geri. Hala şaşırıyorum kalkıp gitmememe. Ama seviyordum işte aşıktık kötü bir şey yapmazdın sen. Mahcup mahcup bana baktın. O zaman anlamıştık birbirimizi değil mi sevgilim? Sen bana demiştin o an ben bir bok yedim diye gözlerinle. Ben de tamam uzatmayacağım ama yalnız kalmam lazım demiştim içimden. Ben kalkıp gittim sen kaldın. Kurcalamadım da uzatmadım da çünkü yapmazdık kötü şeyler aşıktık çünkü. Sonrası rüya gibi bir tatil başladı. Gemideydik sen uyuyordun benim şarjım yoktu. Sen uyurken benim de şarjım yokken senin telefonunla oynarken kek yapmaya gittiğin arkadaşla olan mesajlarınızı gördüm. Biz senle sevgiliyken tanışmışsın kızla. Biz daha 2 aydır sevgiliyiz ne ara buna gerek duydun ki? Yüzlerce mesaj okudum birlikte dizi izleyip kahve içip kek yeme hayallerinizi okudum. Aynı anda aynı diziyi izlerken ki mesajlarınızı okudum. Gece seni evine davet ettiği senin de ‘ertesi gün sen erken uyanacaksın bugün yapmayalım.’ Diyerek o kıza ‘bir erkek tarafından reddedilme duygusunu’ yaşattığın mesajları okudum. Birbirinize söylediğiniz iltifatları okudum. Gemideydik. Sen uyuyordun. Benim de şarjım yoktu.

zımpara tarafından yayımlandı

aşkı ve kendimi arıyorum!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: