VE KADIN OKUDU

Üzerine oldukça yazı yazılmış olan bu konuya bir de çömez bir kadın olarak kendi açımdan değinmek isterim. Ben 22 yaşında bulunduğu konuma göre oldukça özgür büyümüş ama baskıyı ve kısıtlamaları sürekli ensesinde hissetmiş bir kadınım. Köyde doğmuş büyümüş ve kilitli olmasa da oldukça kapalı fikirlere sahip bir ailede büyüdüm, büyüyorum. Emniyette uzun süre çalışmış ve bizim arada bir haberlerde görüp dehşete düştüğümüz tüm kötülüklere birinci dereceden tanık olmuş gerek Türkiye’de gerek yurt dışında birçok farklı ortamda bulunmuş ve farklı kültürlere tanıklık etmiş bir baba ile hayatını köyde geçirip 26 yaşında İstanbul’a gelmiş geldiğinden beri aynı mahallede oturan kültürleri ve farklıları televizyondan öğrenen bir annenin ilk kız çocuğuyum. Orta-üst seviyede bulunan birçok Türkiyeli aile gibi hayatlarında en çok önem verdikleri şeyler sırasıyla namusları(mız), din(imiz) ve eğitim(imimiz). Benim standartlarımdaki birçok kız çocuğu gibi ‘okuyup kendi ayaklarının üzerinde durmalısın.’ dikteleriyle büyüdüm. Sosyallikten, kültürel faaliyetlerden kopuk değildim fakat sürekli gözetim halindeydim ve korunuyordum. Ailemin onayladığı insanlarla onların gözetimi dahilinde kontrol hep onlardayken hayatımı yaşadım. Pardon hayatımı demişim onların yaşamamı istediği hayatı daha doğru olur. Kitap okumaya, uyku saatlerine ve beslenme düzenine oldukça dikkat eden ailemin ortaokuldayken dahi beni kontrol edemedikleri tek konu kitap zevkimdi. 11 yaşındaki bana dünya klasiklerini, kişisel gelişim kitaplarını veya köklü romanları okumayı öğütleyen aileme karşı gelip yabancı yazarlarca yazılmış fantastik romanları okuyordum. Okuduğum kategorinin bir süre sonra değişeceğini bu süreçte en azından kitap okuma alışkanlığı kazanmam adına bir adım geride durup istediğim kitabı okumama izin vermeleri gerektiklerini düşündüler sanırım ki benim galibiyetimle kitap tercihlerime karışmayı bıraktılar. Tabi ki her kitap alışverişimizde babam benim için farklı kitaplar seçiyordu ama kitapçıdan benim istediklerimle çıkıyorduk. Okuduğum o romanlarda ailemin benden sakladığı farklı bir dünya olduğunu fark ettim. Entrika, yalan ve sihir dolu çocuk veya yetişkin dizilerinden uzak belgesel, haber ve müzik kanallarının var olduğu televizyonumuzda da böyle hayatlarla karşılaşmamıştım. Liseli bir vampiri konu alan kitabımda insanlar öpüşüyor hatta sevişiyor arkadaşlarıyla seyahate çıkıyor doğru olmadıklarını düşündükleri kurallara karşı geliyorlardı. Onlara da dayatılan birçok şey vardı fakat kendi kararlarını verme özgürlükleri benden oldukça fazlaydı. Saçımın model ve uzunluğuna, kıyafetlerime, yiyeceklerime, izleyeceklerime hep ailem karar veriyordu ve ben kitaplarım dışında hiçbir şey için onlarla savaşmamıştım. Önce giyim zevkim değişmeye başlamıştı ki prenses kızlarını pembe elbiselerle görmeye alışmış aileme ilk darbemi bayram için istediğimin siyah bir şalvar olduğunu dile getirerek yaptım. Savaştım ve kazandım. Yazarken çok kolay ve tek cümleyle açıklanabilir gibi geliyor farkındayım ama kendi içimde bir devrimdi bu ve bunun için oldukça çabalamam gerekmişti. Maddi olarak ailesine bağımlı 12 yaşında bir kız çocuğuydum ve kimin parasını kullanıyorsan onun kurallarına uymak zorundasın fikrini aşılamıştı annem bana. Para kaynağımız babamdı ve eğer babam bana o şalvarı almazsa giyemezdim. Bu noktada onların gerçekliklerine göre benim söz hakkım bulunmuyordu. Her cümlemi yazıp her savaşımdan bahsederken benim kadar şanslı olmayan pembe elbiseleri, siyah şalvarları ya da fantastik romanları umursamayan birçok kız çocuğunun varlığından haberdar olduğumu bildirmek isterim. Oldukça toz pembe başlayan bu hikayemin kapkaranlık tarafları da var. Her şeye rağmen hatta sırf yaşadığım için bile şanslı sınıftan olduğumun dayatıldığının farkındayım ama var olan özgürlüklerimin birçoğu için çok büyük savaşlar verdim ve belki de kapanmayacak yaralar aldım. Şu anda 22 yaşında bir kadın olarak hala aileme karşı savaş halindeyim ve hala yaralana yaralana galibiyetlerime ulaşmaya çalışıyorum.

zımpara tarafından yayımlandı

aşkı ve kendimi arıyorum!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: